Can 的个人资料Die Zitrone照片日志列表更多 ![]() | 帮助 |
Die ZitroneWelcomes You 11月15日 KEEP HOLDING ONYou're not alone together we stand i'll be by your side you know i'll take your hand when it gets cold and it feels like the end theres no place to go you know I wont give in no I wont give in. Keep holding on 'cause you know we'll make it through, we'll make it through just stay strong cause you know i'm here for you, i'm here for you theres nothing you can say, nothing you can do theres no other way when it comes to the truth so keep holding on cause you know we'll make it through, we'll make it through. So far away I wish you were here before it's too late this could all disapear before the doors close, this comes to an end but with you by my side I will fight and defend i'll fight and defend yeah yeah. Keep holding on 'cause you know we'll make it through, we'll make it through just stay strong cause you know i'm here for you, i'm here for you theres nothing you can say, nothing you can do theres no other way when it comes to the truth so keep holding on cause you know we'll make it through, we'll make it through. Hear me when I say, when I say I believe nothings gonna change, nothings gonna change destiny what ever is ment to be will work out perfectly yeah yeah yeah yeah lalalalalalala... Keep holding on 'cause you know we'll make it through, we'll make it through just stay strong cause you know i'm here for you, i'm here for you theres nothing you can say, nothing you can do theres no other way when it comes to the truth so keep holding on cause you know we'll make it through, we'll make it through. Keep holding on 'cause you know we'll make it through, we'll make it through just stay strong cause you know i'm here for you, i'm here for you theres nothing you can say, nothing you can do theres no other way when it comes to the truth so keep holding on cause you know we'll make it through, we'll make it through. 29 Mayıs 1958 - Juan Ramón JiménezJuan Ramon Jimenez (29 MAYIS 1958)
İspanyol Şair (Nobel 1956) 76 yaşında öldü...
Juan Ramón Jiménez Mantecón, (Moguer, Huelva, 23 de diciembre de 1881 – Santurce, Puerto Rico, 29 de mayo de 1958), poeta español, ganador del Premio Nobel de Literatura en 1956, mientras permanecía en el exilio desde su segunda patria, Puerto Rico (donde también vivieron exiliados otras renombradas figuras peninsulares, tales como Pablo Casals (Pau Casals) y Francisco Ayala.
Başlıca yapıtları arasında "Yeni evlenmiş şairin güncesi", "Menekşe'nin ruhları", "Sonsuzluklar" ve "Birlik" sayılır. 1956'da edebiyat dalında Nobel Ödülüne layık görüldü. Eserleri:
1900 - Almas de violeta
1903 - Arias Tristes 1908 - Elejías puras 1907 - Baladas de primavera 1911 - La soledad sonora 1917 - Diario de un poeta recién casado 1917 - Sonetos espirituales 1917 - Platero y yo 1918 - Eternidades 1919 - Piedra y cielo 1923 - Belleza 1942 - Españoles de tres mundos 1949 - Animal de fondo YENİDEN DOĞSAYDIM
öylece de seni severdim, kadın, yeniden taş doğsaydım. öylece de seni severdim, kadın, yeniden rüzgar doğsaydım. öylece de seni severdim, kadın, yeniden dalga doğsaydım. öylece de seni severdim, kadın, yeniden ateş doğsaydım. öylece de seni severdim, kadın, yeniden erkek doğsaydım. Juan Ramón Jiménez
PLATERO Y YO
"kuşlar için ayrı bir cennet var mıdır dersin platero ? mavi göğün yukarılarında, kuşların beyaz, mavi, pembe, sarı ruhlarıyla dolu altından bir gül bahçesi ?"
"ne temiz, platero , ne güzel yol kıyısındaki su çiçek! bütün kalabalık-boğalar,keçiler,taylar,insanlar- yanından geçip geliyor;o, en küçük bir lekeden bile uzak, üzgün toprağında mavi, tertemiz, öylesine ince, öylesine güçsüz, dimdik durmaya devam ediyor.
Bayırı kestirme yoldan her çıkışımızda onu ordaki yeşillikte görürsün. Şimdi yanında küçük bir kuş var, biz yaklaşınca havalanıyor-neden? Şimdi de çiçek küçücük bir bardak gibi, bir yaz bulutunun pırıl pırıl damlalarıyla dolu; şimdi de bir arının soygunculuğunu hosgörüyor, ya da bir kelebeğin kendisini yalınca süslemesine bakıyor. Bu çiçek topu topu birkaç gün yaşayacak platero, ama gönlümüzdeki anısı ölümsüz olacak.. Bütün yaşamı, senin baharında tek bir gün, benim yaşamımda tek bir bahar uzunluğunda olacak. Ah, platero bu tanrısal çiçeğin her günkü yaşamımıza yalın bir örnek olarak canlı kalabilmesi için neler vermezdim, bir bilsen!" Juan Ramón Jiménez
AŞK UĞRAŞI
Sakin olsun herkes, çalışıyoruz biz: Ateşçi ocak başına; gözcü Gözetleme yerine; serdümen dümene; Ressam tablolarıyla; radyocu Dinlemeye; marangoz çekiçleriyle; Kaptan emirleriyle; kadın da Süslenerek, iç çekerek, coşkuyla. ...Ben de tutkulu, tutku veren yaratıcı;
bir aşk uğraşında alabildiğine bilinçli, güneş gibi ya da ay gibi tanrı, herkes için bir tek olan dünya. Juan Ramón Jiménez
DÜŞLENMİŞ EZGİ
Topraktan götürür toprak insanı, ama sen, deniz, gökten götürürsün. Hangi altın, gümüş güvenle
gösterir bize yıldızlar yolu? - Sanki tenin yoludur toprak, denizse ruhun yolu. Demek ki ruh
tek yolcusudur denizin; ve ten,yapayalnız, kalır öyle, kumsallarda, uğurlayıp onu, ağır, soğuk, ölü gibi. Nasıl da benzer
deniz yolculuğu ölüm yolculuğuna, sonsuz yaşam yolculuğuna! Juan Ramón Jiménez
5月15日 Yarından Sonra
3月30日 HAYATI ISKALAMA LÜKSÜN YOK SENİN!!!Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin. İki ucu keskin bıçaktır bu işin... Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman... Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz. Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın. Her zaman ki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun. Unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana... Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası... Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asıl olan yürektir. "Yürek sesi ne?" bilmeyenler ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu... Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini... Nazım Hikmet RAN 3月27日 Charlotte DelboYalvarırım
Birşeyler yapın
Bir dans öğrenin
Bir adım
Varlığınızı hakettirecek
Derinizi ve tüylerinizi giyme hakkı verecek
Yürümeyi ve gülmeyi öğrenin
Çünkü çok aptalca olur yoksa
Sonunda
Bu kadar insan ölmüşken
Siz yaşıyorsanız eğer
Hayatta hiç bir şey öğrenmeden. 2月20日 WAS IST LIEBE?Was ist Liebe? Liebe ist, wenn man - - Ach was! Liebe ist Liebe!
Liebe ist eine Sache der Zukunft, nicht der Vergangenheit.
Liebe - ein Spiel.
Die Liebe ist süss, bis ihr wachsen Händ' und Füss'. [Deutsches Sprichwort]
Liebeee !!! Naaaaaa Bitteeeeeeeeeee....
10月13日 WALTERJ'ACCUSE....
Senin düşüncene katılmıyorum, ancak senin düşünceni ifade edebilmen için canımı bile veririm...
WALTER 10月12日 SITAD DÖ FIRANSJ'ACCUSE....
***Fransa Demokrasi Birliği adına konuşan François Rochebloine ise ifade özgürlüğünün sınırsız olamayacağı görüşünü savunarak, "bir suçun inkarının banal hale getirilemeyeceğini" söyledi.
***Yasa teklifinin tartışılması sırasında hükümet adına konuşan Avrupa işlerinden sorumlu Bakan Catherine Colona, yasa teklifine karşı çıktı.
"Tarihi tarihçiler yazsın" diyen Colona, "Ermeniler Fransa’da toplumun önemli parçası, acılarını anlıyoruz, bu tarihi gerçeği inkar etmiyoruz.Türk-Fransız dostluğuna önem veriyoruz" dedi. "Türkiye’nin tarihi konularda devlet çalışması yapmasını ve bunun teşvik edilmesini istiyoruz. Türk ve Ermeni halklarının diyaloguna ve uzlaşısına önem veriyoruz" diyen Colona, Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın bu konudaki açıklamasına atıfta bulunarak, "Hükümet olarak yasaya karşıyız" dedi. ***Fransa’da iktidardaki Halk Birliği Partisi (UMP) milletvekili Pierre Lequiller, yasa teklifinin Anayasa’ya aykırı olduğunu savunarak, reddedilmesini istedi. Lequiller, genel kurul oturumundaki konuşmasında, tarihin tarihçilere bırakılması gerektiğini söyleyerek, yasa teklifini tehlikeli bulduğunu kaydetti. 9月12日 William Shakespeare- HAMLET - Var olmak mı, yok olmak mı, bütün sorun bu! Düşüncemizin katlanması mı güzel, Zalim kaderin yumruklarına, oklarına, Yoksa diretip bela denizlerine kaşı Dur, yeter! demesi mi? Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız Bitebilir bütün acıları yüreğin, Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun. Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü! Çünkü o ölüm uykularında, Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından, Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu. Bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden. Kim dayanabilir zamanın kırbacına? Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine, Sevgisinin kepaze edilmesine, Kanunların bu kadar yavaş Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine, Kötülere kul olmasına iyi insanın Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken? Kim ister bütün bunlara katlanmak Ağır bir hayatın altından inleyip terlemek, Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa, O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya Ürkütmese yüreğini? Bilmediğimiz belalara atılmaktansa Çektiklerine razı etmese insanı? Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi: Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor Yürekten gelenin doğal rengini. Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar Yollarını değiştirip bu yüzden, Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar. Ama sus, bak, güzel Ophelia geliyor. Peri kızı dualarında unutma beni, Ve bütün günahlarımı. |
|
||||
|
|